İstişare Kültürü, Ortak Akıl ve Birlik Beraberlik

Güncel (STG) - SEYDİŞEHİR TOROSLAR GAZETESİ | 09.07.2026 - 16:35, Güncelleme: 09.07.2026 - 16:35
 

İstişare Kültürü, Ortak Akıl ve Birlik Beraberlik

Ali Saylam Köşe Yazısı

Şehirler yalnızca yapılan yollarla, binalarla ya da parklarla büyümez. Bir şehri asıl büyüten; o şehirde yaşayan insanların aynı hedef etrafında buluşabilmesi, ortak aklı işletmesi ve sorumluluk alabilmesidir. Son günlerde Seydişehir'de dikkat çeken önemli bir yönetim anlayışı var. Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu'nun sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri muhtarlar, meslek odaları ve çeşitli kurum temsilcileriyle sık sık bir araya gelerek istişare toplantıları düzenlemesi, bana göre yerel yönetim anlayışı açısından üzerinde durulması gereken önemli bir adımdır. Bu toplantılarda dikkatimi çeken nokta, sadece insanların düşüncelerini dinlemek değil, aynı zamanda onları şehrin yönetimine ortak etmek istemesidir. "Fikrinizi söyleyin" demekle yetinmeyip, "Bu şehir için siz de sorumluluk alın, çözümün bir parçası olun." anlayışını ortaya koyması, katılımcı demokrasinin en önemli örneklerinden biridir. Aslında göreve gelindiğinde kurulan Kent Konseyi'nin hedefi de buydu. Ancak beklenen ölçüde etkin bir çalışma ortaya konulamadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı. Bugün yapılan bu istişare toplantıları ise bir bakıma o anlayışın yeniden hayat bulması anlamına geliyor. Çünkü önemli olan sadece bir kurul oluşturmak değil, ortak aklı sürekli çalıştırabilmektir. Elbette toplantılar tek başına yeterli değildir. Asıl önemli olan, o masalarda dile getirilen fikirlerin hayata geçirilmesi ve alınan kararların takip edilmesidir. Fakat bunun kadar önemli bir başka konu da toplantılara katılan herkesin sorumluluk üstlenmesidir. Bir şehri sadece belediye yönetmez. Muhtarı, meslek odası, sivil toplum kuruluşu, basını ve en önemlisi vatandaşlarıyla birlikte yönetilir. Başkan Hasan Ustaoğlu'nun konuşmalarında sık sık birlik ve beraberlikten, ortak akıldan ve istişare kültüründen söz etmesini bu açıdan değerli buluyorum. Yaklaş 65 bin Seydişehirlinin sorumluluğunu taşıdığını ifade ederken, bu yükü paylaşacak gönüllü insanların çoğalmasını istemesi de önemli bir özgüven göstergesidir. Çünkü kendine güvenen yöneticiler eleştiriden korkmaz; farklı fikirlere kulak verir, ortak çalışmayı teşvik eder. Bana göre genel siyasette de en çok eksikliğini hissettiğimiz konulardan biri budur. Yöneticilerin eleştirilere açık olması, farklı düşünceleri dinlemesi, şeffaf davranması ve toplumun her kesimini karar alma süreçlerine dahil etmesi, demokrasiyi güçlendirir. Ortak akıl, farklı görüşlerin çatışması değil; şehrin menfaatinde buluşabilmesidir. Elbette eleştiri de olacaktır. Ancak eleştirmekle yetinmeyip elini taşın altına koymak, fikir üretmek ve gerektiğinde sorumluluk almak, bir şehre yapılabilecek en büyük katkıdır. Çünkü şehirler sadece konuşularak değil, birlikte çalışılarak gelişir. İnanıyorum ki istişare kültürünün güçlendiği, ortak aklın hâkim olduğu ve birlik beraberlik ruhunun canlı tutulduğu bir Seydişehir, geleceğe çok daha güvenle yürüyecektir. Bu anlayışın sadece toplantı salonlarında kalmayıp, somut projelere ve ortak çalışmalara dönüşmesi ise hepimizin ortak temennisi olmalıdır. Çünkü güçlü şehirler, güçlü birlikteliklerle inşa edilir. Ortak aklın olduğu yerde çözüm, birlik ve beraberliğin olduğu yerde ise bereket vardır.
Ali Saylam Köşe Yazısı

Şehirler yalnızca yapılan yollarla, binalarla ya da parklarla büyümez. Bir şehri asıl büyüten; o şehirde yaşayan insanların aynı hedef etrafında buluşabilmesi, ortak aklı işletmesi ve sorumluluk alabilmesidir.
Son günlerde Seydişehir'de dikkat çeken önemli bir yönetim anlayışı var. Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu'nun sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri muhtarlar, meslek odaları ve çeşitli kurum temsilcileriyle sık sık bir araya gelerek istişare toplantıları düzenlemesi, bana göre yerel yönetim anlayışı açısından üzerinde durulması gereken önemli bir adımdır.
Bu toplantılarda dikkatimi çeken nokta, sadece insanların düşüncelerini dinlemek değil, aynı zamanda onları şehrin yönetimine ortak etmek istemesidir. "Fikrinizi söyleyin" demekle yetinmeyip, "Bu şehir için siz de sorumluluk alın, çözümün bir parçası olun." anlayışını ortaya koyması, katılımcı demokrasinin en önemli örneklerinden biridir.
Aslında göreve gelindiğinde kurulan Kent Konseyi'nin hedefi de buydu. Ancak beklenen ölçüde etkin bir çalışma ortaya konulamadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı. Bugün yapılan bu istişare toplantıları ise bir bakıma o anlayışın yeniden hayat bulması anlamına geliyor. Çünkü önemli olan sadece bir kurul oluşturmak değil, ortak aklı sürekli çalıştırabilmektir.
Elbette toplantılar tek başına yeterli değildir. Asıl önemli olan, o masalarda dile getirilen fikirlerin hayata geçirilmesi ve alınan kararların takip edilmesidir. Fakat bunun kadar önemli bir başka konu da toplantılara katılan herkesin sorumluluk üstlenmesidir. Bir şehri sadece belediye yönetmez. Muhtarı, meslek odası, sivil toplum kuruluşu, basını ve en önemlisi vatandaşlarıyla birlikte yönetilir.
Başkan Hasan Ustaoğlu'nun konuşmalarında sık sık birlik ve beraberlikten, ortak akıldan ve istişare kültüründen söz etmesini bu açıdan değerli buluyorum. Yaklaş 65 bin Seydişehirlinin sorumluluğunu taşıdığını ifade ederken, bu yükü paylaşacak gönüllü insanların çoğalmasını istemesi de önemli bir özgüven göstergesidir. Çünkü kendine güvenen yöneticiler eleştiriden korkmaz; farklı fikirlere kulak verir, ortak çalışmayı teşvik eder.
Bana göre genel siyasette de en çok eksikliğini hissettiğimiz konulardan biri budur. Yöneticilerin eleştirilere açık olması, farklı düşünceleri dinlemesi, şeffaf davranması ve toplumun her kesimini karar alma süreçlerine dahil etmesi, demokrasiyi güçlendirir. Ortak akıl, farklı görüşlerin çatışması değil; şehrin menfaatinde buluşabilmesidir.
Elbette eleştiri de olacaktır. Ancak eleştirmekle yetinmeyip elini taşın altına koymak, fikir üretmek ve gerektiğinde sorumluluk almak, bir şehre yapılabilecek en büyük katkıdır. Çünkü şehirler sadece konuşularak değil, birlikte çalışılarak gelişir.
İnanıyorum ki istişare kültürünün güçlendiği, ortak aklın hâkim olduğu ve birlik beraberlik ruhunun canlı tutulduğu bir Seydişehir, geleceğe çok daha güvenle yürüyecektir. Bu anlayışın sadece toplantı salonlarında kalmayıp, somut projelere ve ortak çalışmalara dönüşmesi ise hepimizin ortak temennisi olmalıdır.
Çünkü güçlü şehirler, güçlü birlikteliklerle inşa edilir. Ortak aklın olduğu yerde çözüm, birlik ve beraberliğin olduğu yerde ise bereket vardır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve toroslargazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.